444 9 777|Şubelerimiz
Paris
Kuzey Kıbrıs



Kurdur, vizedir, pasaporttur gibi detaylara kafa yormaksızın;
kendinizi adeta evinizde hissederek,
olağanüstü geçmişe sahip tarihi bir adayı,
doğal zenginlikleri göz kamaştıran bir coğrafyayı,
denizi güneşi kumuyla gerçek bir tatil beldesini,
enfes yemekleriyle bir gastronomi diyarını,
bir eğlence merkezini,
bir Akdeniz ülkesini,
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni
tanımaya, hazırlanın!
 
Lefkoşa'dan Görünüm

Lefkoşa

Kıbrıs’ın kalbi Lefkoşa, ikiye bölünmüş bir başkent... Bir tarafı Türk, bir tarafı Rum Lefkoşa... Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin ve aynı zamanda Kıbrıs Rum Kesimi’nin başkentliğini yapan Lefkoşa büyük bir tarihi geçmişe sahip... Antik çağdaki adıyla Ledra...

Binlerce yıl geriye giden bir yerleşim yeri olan Lefkoşa, Roma ve Bizans dönemlerinin ardından Haçlı Seferleri ile başlayan farklı bir döneme şahit olur. Kral Aslan Yürekli Rişar’ın, Templier Tarikatı Şövalyelerinin ve Lüzinyan Krallığı’nın egemenliğini yaşar; Venedik, ardından Osmanlı hakimiyetini görür ve nihayetinde adanın tümüyle beraber bir İngiliz kolonisi haline gelir. Sonrasında bağımsız Kıbrıs’ın oluşumu, acılı bir parçalanma süreci ve 1974 Kıbrıs Barış Harekatı ile şehrin ikiye, hatta daha sonrasında Birleşmiş Milletler Barış Gücü bölgesi de dikkate alınırsa üçe bölünmesi gelir.

Şehrin etrafı, Venedik Dönemi’nde dairesel bir planla birbirine bağlı, ok şeklinde tasarlanmış on bir burç ve üç anıtsal kapıdan oluşan tarihi surlarla çevrilir. Bugün bu anıtsal kapılardan Girne Kapısı ve burçlardan beşi Türk sınırları içinde bulunmakta.

Lefkoşa’da Venedik Sütunu, Arabahmatpaşa Camii, Selimiye Camii, Bedesten, Büyük Han, Girne Kapısı, Mevlevi Tekkesi, Haydarpaşa Camii, Kumarcılar Hanı, Derviş Paşa Konağı önemli tarihi yapı veya alanlardır.
 

Daha fazla...

Gazimağusa'dan Görünüm

Gazimağusa

Bir kültür şehri, bir tarih şehri, bir liman kenti, bir üniversite kenti, özel bir kent Gazimağusa. Nice uygarlığın iz bıraktığı, Akdeniz güneşinin üzerinde parıldadığı bir kent... Haçlı seferleri ile gelip vaktiyle burada bir krallık kuran Batılılar için Famagusta, Rumlar için Ammohostos, Türkler için Mağusa...

Mağusa’da bulunan bugünkü Salamis Antik Kenti, Bronz Çağ sonlarında kurulan Kıbrıs’ın ve dünyanın en eski kent merkezlerinden biri. Mağusa adını Salamis’in kuruluşuna değil ama M.S. 647’de Araplar tarafından yakılıp yıkılmasına borçlu. Salamis’ten göç eden halk, yeni yerleşim yerlerine “kumda saklı” anlamına gelen Ammohostos adını verir. Arapların onları bulamaması umuduyla verilmiştir bu isim. Ortaçağ’da adaya Frenklerin gelmesiyle Ammohostos, Latin dilindeki versiyonu olan Famagusta’ya ve daha sonra Türk hakimiyetinde bugünkü Mağusa’ya dönüşür. 1974 Kıbrıs Barış Harekatı ardından Gazimağusa olur, kentin adı...

Tarihi şehri çevreleyen Venedik surları, sur içinde kenti fetheden Osmanlı Generali Lala Mustafa Paşa’nın adıyla anılan camii, şehrin silüetini oluşturuyor. Bir minare eklenerek camiye dönüştürülen yapı, Aya Nikola adıyla 14.yy başlarında inşa edilmiş bir gotik katedral. Şehrin tarihinde önemli bir yeri olan Lüzinyan Kralları Kudüs Haçlı Devleti Kralı olarak bu katedralde taçlandırılmış.

Biri Türk, biri İngiliz iki büyük edebiyatçı kentte önemli bir iz bırakmış. Biri bir müddet bu kente sürgün edilen Vatan Şairi Namık Kemal... Büyük İngiliz şair William Sheakspeare, adaya bizzat gelerek iz bırakmamış ama ölümsüz eseri Othello’nun bir bölümü Kıbrıs’ta geçtiği ve Othello karakterinin Kıbrıs’ta görev yapmış Christoforo Moro’dan esinlenildiği düşünülerek şehrin iç kalesi Othello Kalesi olarak anılır olmuş.

İlk hristiyanlardan, Salamis’te doğduğuna inanılan Aziz Barnabas adına yapılmış katedral Hristiyan ziyaretçiler için büyük önem taşır. Rivayete göre Barnabas, Aziz Pavlus ile birlikte adaya gelerek Romalı General Paphos’un hristiyanlığı kabulünü sağlar ve adaya bir sonraki gelişinde hristiyanlığı yaymaya çalıştığı için taşlanarak öldürülür. Manastırın, ölümünden 432 yıl sonra, gömüldüğü yerin bulunmasıyla aynı yere inşa edildiği söylenmektedir.

Bu kısa liste dahi kentin ne zengin bir tarihi geçmişe sahip olduğunu ortaya koyuyor. Doğrusu, Gazimağusa daha pek çok tarihi, kültürel, doğal zenginliği bünyesinde barındırıyor.
 

Daha fazla...

Aziz Hilarion - Kraliçe'nin Penceresi

Girne

Girne, tarihi bir liman kenti... Bu güzel kent, öyle sıcak ve cezbedici ki Kıbrıs’ın turizm merkezi olmasını anlamak hiç güç değil. Kuzeyi Akdeniz suları, güneyi Girne Dağları ile çevrili olan kent Kıbrıs’ın incisi olarak nitelendiriliyor.

Akalar tarafından kurulduğu sanılan kentin simgesi, at nalı şeklindeki limanın yanı başında yer alan dörtgen planlı tarihi kale... Bizans Dönemi’nde inşa edildiği tahmin edilen kale, Lüzinyan ve ardından Venedik Dönemi’nde bazı ilavelerle günümüze kadar ulaşmış. Tarihi kale, 1570’de savaşmadan Osmanlı’ya teslim olmuş. Bugün çağdaş müzecilik anlayışı ile sergiye açılan kalede Venedik Kulesi, Lüzinyan Kulesi, Neolitik Yer Canlandırması,  Aziz George Şapeli gibi birden  çok bölüm bulunuyor. M.Ö. 300 yılından kalan, 2300 yıllık, dünyanın en eski batık gemilerinden biri de kalede Batık Gemi Müzesi’nde sergileniyor. 

Tarihi Girne Limanı, midesine düşkünler için güzel lokantaları, barları, kafeleri ile kentin en eğlenceli bölgesi. Zaten pek çok eğlence yeri ve casinolar sayesinde Girne’de eğlence arayanların hayal kırıklığına uğramayacağı muhakkak.

Girne tarihi liman dışında çevredeki birbirinden güzel tarihi yapılarla da göz dolduruyor. Görkemli Bellapais Manastırı, yüzlerce metre yükseklikteki St. Hilarion ve Buffavento Kaleleri, Antiphonitis Manastırı bunlardan bazıları...

Kıbrıs’ın doğal güzelliklerine de Girne’de şahit olmak mümkün: nadide Kıbrıs orkidelerini görmek için Alevkayası Bölgesi; sevimli deniz kaplumbağaları caretta caretta ve yeşil kaplumbağaları gözlemlemek için Alagadi Sahili.

Girne, turkuaz renkli sulara bakarak türk kahvesini yudumlayıp tembelliğin keyfini çıkarmak isteyenler için ideal bir şehirken, hareketten hoşlananlar için de bisikleten golfe, su altı dalıştan hiking’e pek çok farklı imkan sunuyor. Deniz, güneş, kum da bunlara ekleniyor.

Girne, anlatmakla bitmiyor; yaşamak gerek!
 

Daha fazla...

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Bayrağı Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Bayrağı
Karpaz Yarımadası'nın Uç Noktası - Zafer Burnu Karpaz Yarımadası'nın Uç Noktası - Zafer Burnu
Lefkoşa'da Tampon Bölge Lefkoşa'da Tampon Bölge

Coğrafi ve Siyasi Bilgi

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Türkiye’nin güneyinde, Akdeniz’in üçüncü büyük adası olan Kıbrıs’ın kuzey ve doğusunda kurulmuştur. Doğu Akdeniz’de yer alan ada Türkiye’ye yaklaşık 65 km. uzaklıktadır.

Kuzey Kıbrıs adanın yaklaşık üçte birlik bir kısmına ancak kıyı uzunluğunun yaklaşık yarısına sahiptir. Kıbrıs Adasının kuzeydoğusu ucundan aynı doğrultuda ileriye doğru uzanan, ince ve sivri yarımada Karpaz Yarımadası’dır. Yarımadanın ucu Zafer Burnu olarak adlandırılır. Bu bölgede Karpaz Milli Parkı da bulunur. Kuzey Kıbrıs’ın yaklaşık yüzde yirmilik bölümü ormanlarla kaplıdır. Kuzeyde Koruçam’dan Karpaz’a doğru kıyıya paralel olarak Girne Dağları adı da verilen Beşparmak Dağları uzanır.

Kısa adı KKTC olan Kuzey Kıbrıs ile güneyindeki Kıbrıs Rum Kesimi arasında Birleşmiş Milletler Barış Gücü tarafından denetlenen bir tampon bölge bulunur. Adada istikrarın sürdürülmesi amacıyla bulundurulan Barış Gücü, 1964 yılından bu yana adada görev yapmaktadır. Tampon bölge aynı zamanda yeşil hat adıyla da anılır. Adanın güneyinde Ağrotur (Akrotiri) ve Dikelya (Dhekelia) adlaryla iki İngiliz üssünün varlığı devam etmektedir.

Adanın doğusunda yer alan, eskiden önemli bir turizm merkezi olan ve bugün bir hayalet şehir görünümündeki Maraş (diğer adı Varoşa) Bölgesi, 1974 Kıbrıs Barış Harekatı sonrası Türk ordusunun denetim ve kontrolüne geçmiştir; ardından yerleşim ve ziyarete kapatılmıştır. 

Adanın bölünmüşlüğüne son verecek bir anlaşma planı üzerinde pek çok kereler teşebbüste bulunulmuş ama bu konuda bir sonuç alınamamıştır.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, 18 Kasım 1983’te bağımsızlığını ilan etmiştir ancak ülkeyi Türkiye dışında resmen tanıyan bir başka ülke yoktur. Türkiye, Yunanistan ve İngiltere Kıbrıs üzerinde garantör devlet hakkına sahiptir.

Ülkenin yönetim biçimi cumhuriyettir. Cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kurulu yürütme yetkisine sahiptir. Hükümet, başbakan ve bakanlardan oluşur. Yasama yetkisi, milletvekillerinden oluşan Cumhuriyet Meclisi’ne aittir.

Kıbrıs’ta resmi dil Türkçe, para birimi Türk Lirası ve başkent Lefkoşa’dır.

Kıbrıs’ta trafik soldan işler.
 

Choirokoitia Choirokoitia
Soli Antik Kenti Soli Antik Kenti
İngiliz Parlamentosu Önünde Kral Asla Yürekli Rişar İngiliz Parlamentosu Önünde Kral Asla Yürekli Rişar
Osmanlı Eseri Büyük Han Osmanlı Eseri Büyük Han
Girne Barış ve Özgürlük Anıtı Girne Barış ve Özgürlük Anıtı

Tarihi Bilgi

Kıbrıs Adası’nda yerleşimin tarihi binlerce yıl önceye dayanır. UNESCO Dünya Mirası listesinin bir parçası olan olan Khirokitia veya  Choirokoitia (Hirokitya)  Antik Kentinin M.Ö. 7000 ila 4000 arasında yerleşim yeri olduğu ve Doğu Akdeniz’de yer alan tarih öncesi alanların en önemlilerinden biri olduğu belirtilmektedir.

Hitit ve Mısır kayıtlarında bakır ticaretine dair geçen ve Alashiya veya Alasia olarak belirtilen bölgenin Kıbrıs olduğuna inanılmaktadır. [1] M.Ö. 1200’de adaya Yunan göçleri başlar ve bugün Lapithos, Soli ve Salamis olmak üzere üç tanesi Kuzey Kıbrıs sınırları içinde bulunan Antik Yunan Krallıkları kurulur.

M.Ö. 7. yy’dan itibaren kısa bir dönem Asur egemenliğini, Mısır’ın Doğu Akdeniz’deki güçlü etkisini hisseden Kıbrıs, M.Ö. 522’den itibaren Pers İmparatorluğu’nun bir parçası haline gelir.

Büyük İskender’in Pers İmparatorluğu’na son vermesi ve bir müddet sonra ölmesi ile Mısır Ptolemaios Devleti’nin egemenliği altına girer. M.Ö. 58’de Roma İmparatorluğu’nun eline geçen ülke, imparatorluğun ikiye ayrıldığı M.S. 395 tarihinden itibaren Doğu Roma İmparatorluğu yani Bizans’ın bir parçası olur.

7. yy’dan itibaren Kıbrıs’a Arap akınları görülür. 688’de Bizans İmparatoru II. Justinianus ile Halife Abdülmelik Kıbrıs’ın nötr olması ve ortak bir yönetim uygulanması üzerinde anlaşırlar ve bu ilginç durum yaklaşık 300 yıl kadar devam eder. Bu dönem 965’te yeniden Bizans’ın kontrolü ele geçirmesi ile sonlanır.

1096 yılından itibaren Haçlı Seferleri başlamıştır. Üçüncü Haçlı Seferi’ne katılan İngiliz Kralı Aslan Yürekli Rişar, deniz yoluyla Doğu’ya gitmek üzereyken havanın bozması nedeniyle filosuyla Kıbrıs’a sığınır ve sonunda adayı hükmü altına alır. Bizans’a isyan ederek kendini Kıbrıs’ta İmparator ilan eden Vali Isaakios Komnenos’u alt etmiş, adada bir yıl kadar kalmış ve sonunda adayı Templier Şövalyeleri’ne satmıştır. Şövalyeler adanın bedelini ödeyemeyince ada, bu kez Kıbrıs’ta Rişar’a destek vermiş olan devrik Kudüs Kralı, Fransız Guy de Lusignac’a satılır. Lüsinyan Hanedanı, Kral II. James’in ölümünün ardından eşi Venedikli Caterina Cornaro’nun adayı Venedik’e teslimiyle son bulur. Ada, 1570’e dek 82 yıl Venedik hakimiyetinde kalır.

Kıbrıs’ın Osmanlı İmparatoluğu tarafından fethedilmesi 1570 yılında, Sultan II. Selim Dönemi’nde Lala Mustafa Paşa tarafından gerçekleştirildi. Fetih sonrası adanın idari yapısı Osmanlı sistemine uygun hale getirildi ve göçlerle adadaki müslüman nüfus hızla arttı.

Ada, Osmanlı toprağı olarak kalmakla beraber Osmanlı menfaatlerini Rusya’ya karşı korumak için adayı bir üs olarak kullanma  bahanesiyle 1878 yılında İngiliz yönetimi altına girdi ve I. Dünya Savaşı ile İngiltere ile Osmanlı İmparatorluğu karşı karşıya gelince hakimiyetini sürdürdü. İngiltere 1925’te adayı bir İngiliz dominyonu olarak ilan eder.

1950’li yılların ortalarında adada Yunanistan’la birleşme düşüncesi - Enosis’i savunan EOKA Örgütü kurulur. Çok daha erken bir tarihte 1931’de Kıbrıs’ta enosis talep eden bir ayaklanma yaşanmış ve sonuçsuz kalmıştır. EOKA başlangıçta enosis karşıtı Rumları ve kendilerini yeterince desteklemediğine inandıkları İngiltere’nin vatandaşlarını hedef alır. EOKA’nın şiddet hareketleri başlayınca Kıbrıslı Türkler 1958’de Türk Mukavemet Teşkilatını kurarlar.

1959’da Londra ve Zürih’te taraflar arasında bir anlaşma tesis edilir ve 1960 yılında Kıbrıs iki uluslu bağımsız bir devlet olarak ortaya çıkar. Türkiye, İngiltere ve Yunanistan ada üzerinde garantör devlet olarak tanınır. Kıbrıs’ın ilk cumhurbaşkanı Başpiskopos Makarios ve yardımcısı Dr. Fazıl Küçük göreve başlar ancak bu anlaşma dönemi kısa sürer ve 1963 yılında trajik olaylarla beraber Türkler yönetimden dışlanır ve şiddet olayları pek çok Türkün yaşadıkları yerlerden ayrılmaları ve adada belli yerlere sığınmaları sonucunu doğurur. 1964’ten itibaren Birleşmiş Milletler Barış Gücü adada görev yapmaya başlar.

1974 yılında Yunanistan’daki cunta hükümeti EOKA unsurlarıyla beraber Kıbrıs’ta bir darbe gerçekleştirmeye kalkınca, Türkiye garantör ülke olarak müdahale etmiş; Kıbrıs Barış Harekatı gerçekleştirilmiş ve ada iki kesimli bir hale gelerek Yunanistan’a ilhak tamamen önlenmiştir. Güneydeki Kıbrıslı Türkler kuzeye, kuzeydeki Rumlar da Rum kesimi olan güneye mübadele anlaşması uyarınca göç etmiştir. Aynı yıl adada Rauf Denktaş liderliğinde Kıbrıs Türk Federe Devleti’nin kuruluşu ilan edilir. Bağımsız Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin ilan edilmesi 1983 yılında gerçekleşir.

Kıbrıs sorununu çözmek için 2004 yılında Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kofi Annan’ın hazırladığı plan, her iki kesimin vatandaşları için referanduma sunulur. Türk tarafının çözümden yana oy kullanmasına rağmen Rum kesiminin “hayır” oyuyla plan reddedilir. Çok kısa süre sonra Güney Kıbrıs’ın Avrupa Birliği’ne tam üyeliği ilan edilir.
 
[1] Britannica Ansiklopedisi, https://www.britannica.com/place/Cyprus/Government-and-society#ref214648
 

Geleneksel El Sanatı Geleneksel El Sanatı

Selimiye Camii - Mimari Detay Selimiye Camii - Mimari Detay

Kültür/Sanat/Mimari

Kıbrıs’ta folklorik kültür, el sanatları ve halk dansları büyük bir önem taşır. El sanatları alanında Güney Kıbrıs’ta Lefkara Köyü’nde ortaya ve çıkan ve göçlerle tüm adaya yayılan Lefkara Nakşı pek ünlüdür ve kuşaktan kuşağa aktarılır. Öyle ki Leonardo da Vinci’nin adayı ziyaret ettiği sırada bu nakışın işlendiği bir örtü aldığı ve ünlü Son Akşam Yemeği tablosunda nakışı kullandığı söylenir. Buğday saplarının ince şeritler halinde sele şeklinde örülerek kök boyaları ile boyandığı sesta da Kıbrıs el işlemelerine bir başka örnektir. Ahşap oymacılığı ve özellikle üzerine çeşitli motifler oyulmuş sandık yapımı, Kıbrıs’ta görebileceğiniz, ustalık isteyen el sanatlarındandır.

Müzik alanında Kuzey Kıbrıs’ın en önemli isimlerinden biri Acar Akalın’dır. Akalın, bestekar ve gitarist olarak Kıbrıs müzik tarihine adını yazdırmıştır. Asıl adı Nihal Munsif olan Kıbrıslı ses sanatçısı, sahne ismi olan Nil Burak adıyla yakından tanınır. Ziynet Sali, Eylem Kızıl, Işın Karaca Kıbrıs asıllı ünlü müzisyenlerden bazılarıdır. Kıbrıs müzik eğitiminde önemli yeri olan ve “hocaların hocası” olarak anılan Jale Derviş piyanist ve eğitimcidir. Rüya Taner, önemli bir Kıbrıslı Türk piyanist sanatçıdır. Okan Ersan, Kıbrıs’ın en önemli gitarist ve bestecilerinden biridir.

Kıbrıs’ın edebiyat alanında dünya çapında tanınmış ismi Osman Türkay’dır. Eserleri onlarca farklı dile çevrilen Türkay, Nobel edebiyat ödülüne aday gösterilmiştir. Neriman Cahit, Pembe Marmara, Hasan Tahsin, Özker Yaşın ve oğlu Mehmet Yaşın Kıbrıs’ın önemli şairleridir. Özker Yaşın’in kızı Neşe Yaşın da şair ve yazar olarak anavatan Türkiye’de yakından tanınır.     

Bugün hala Güney Kıbrıs’ın bayrağı olarak kullanılmakta olan Kıbrıs bayrağının tasarımı, 1960 yılında, Kıbrıslı Türk ressam İsmet Güney tarafından yapılmıştır.

Sinema alanında Kıbrıs’ın en önemli ismi “Filler ve Çimen”, “Tabutta Rövaşata” gibi filmleriyle tanınan yazar ve yönetmen Derviş Zaim’dir.  Derviş Zaim, “Ares Harikalar Diyarında” adlı ilk romanıyla Yunus Nadi Edebiyat Ödülü’ne de sahip olmuştur.

Yüz yıllar boyu bir yerleşim yeri olarak varlığını sürdüren Kıbrıs, Bizans’tan Haçlılara, Venedik’ten Osmanlı mimarisine, İngiliz hakimiyetinden bağımsızlık sonrası modern döneme ait mimari örneklerine sahiptir. Özellikle dini ve askeri mimari eserler, Kıbrıs’ın mimari zenginliğini oluşturur. Saffet Kaya Bekiroğlu, yaptığı uluslararası projelerle adını duyurmuş seçkin bir Kıbrıslı mimardır.
 

Spor

Kuzey Kıbrıs’ta sporda uluslararası aktivitelere katılım, KKTC’nin uluslararası tanınırlık sorununun gölgesi altındadır. Bu sebeple Kuzey Kıbrıslı sporcular ülke formalarıyla ve ülkelerini temsilen uluslararası müsabakalara katılamamaktadır.

Ancak Kıbrıs’ta pek çok spor ve aktiviteye ilgi ve imkan eksik değildir. Ülkede en sevilen sporlar futbol, karate ve aikido gibi savunma sporları, karting ve özellikle avcılık olarak sıralanabilir. Zengin ve doğallığını önemli ölçüde koruyan deniz yaşamı, Kıbrıs’ı su altı dalışı, uçurtma ve rüzgar sörfü gibi su ve deniz sporlarına çok elverişli bir yer haline getirmektedir.

Kuzey Kıbrıs, Beşparmak Dağları ve Karpaz’ı da içine alan pek çok hiking rotasına sahiptir. Genel olarak adada yapılan hiking turlarına güzel manzaralar ve tarihsel zenginlikler eşlik eder. Yine bisiklet sporu için de uygun ve güzel rotalar mevcuttur. Kuzey Kıbrıs’ta golf alanları da bulunur.
 

Mutfak

Çağlar boyunca önemli deniz ticaret yollarının kavşağı konumunda bulunan Kıbrıs, bu tarihi zenginliğin kültürel ve günlük yaşama dair öğelerine de fazlasıyla sahiptir. Kıbrıs mutfağı da aynı zenginliği bünyesinde taşır; Türk, Yunan, Lübnan, Suriye, Fransız, İtalyan, Ermeni mutfağından etkilenmiştir. Taze sebze ve meyve, sağlıklı ve lezzetli zeytinyağı ağırlıklı olarak tüketilir Kıbrıs’ta.  

Düğünlerde, aşurelik buğday ve tavuk etiyle  yapılan ve geleneksel bir yemek olan herse pilavını, lokantalarda bulamadıysanız, Kıbrıslı dostların evinde ağırlanırken yemek hala mümkün.
 

Mezeler
Türk ve Yunan mutfağının ortak özelliği olan meze kültürü Kıbrıs’ta da yaygındır. Onlarca farklı meze çeşidi bulunur. Cacık, pilaki, humus, dolma, ahtapot, kalamar, cehennem topuzu (alabaş) gibi yakından tanınan mezelerin yanı sıra kendisi tanıdık, ismi az bilinen çakisdes (kırma yeşil zeytin), nor (lor), samarella (kurutulmuş tuzlu et), kappar (gabbar veya kapari) turşusu, kereviz turşusu veya bikla gibi farklı mezeler de Kıbrıs’ta karşınıza çıkar.
 

Etli Yemekler
Molohiya ıspanak benzeri yeşil yapraklı bir sebzedir. Tavuk, kuzu veya dana etiyle pişirilir. Arapların adaya getirdiği bir yemek türüdür. Mısır’ın milli yemeği olarak anılan molohiya Kıbrıs’ta en sevilen yemeklerinden biridir.

Dünyada yaygın olarak tüketilen ve Gölevez olarak da adlandırılan Kolakas bitkisinin yumruları kullanılarak etli sebze yemeği yapılır. Kolakas bamya benzeri sümüksü bir sıvı salgıladığından pişirirken üzerine limon sıkılır.
 

Kebaplar
Kebap, özellikle şiş kebabı ve şeftali kebabı Kıbrıs’ın en sevilen yemekleri arasındadır. Daha çok mangal üzerinde pişirilerek tüketilir. Yanında hellim peyniri, ızgara edilmiş sebzeler ve mezelerle tüketilir. Kıbrıs’a özgü bir kebap olarak ortaya çıkan şeftali kebabında şeftali bulunmaz. Rivayete göre Şef Ali adında bir seyyar satıcı tarafından yapılan Şef Ali kebabı, zaman içinde söylenişi değişerek şeftali kebabına dönüşmüştür. Yağlı etten yapılan köftelerin kuzu gömleği içine dolma gibi sarılmasıyla yapılır ve ateşte iyice kızartılarak servis edilir.
 

Hellim Peyniri
Kıbrıs’ın vazgeçilmez lezzetidir hellim peyniri. Koyun veya keçi sütünden yapılan bu güzel peynir ızgara edilince tadına doyum olmaz. Meze niyetine veya kahvaltılarda, börek içi olarak, istenirse salatalara katılarak tüketilir.
 

Hamur İşleri
Kıbrıs’ın özel hamur yemekleri arasında pirohu’nun ayrı bir yeri vardır. Mantıya çok benzeyen pirohunun harcı mantıdan farklıdır. Yine su içinde haşlanarak hazırlanır. Üzerine hellim konarak servis edilir.

Burada hamur işleri pek yaygındır. Kıbrıs mutfağının ana yemeklerinden birini makarna oluşturur. Kıymalı fırın makarnası ve yanı sıra Makarna-Bulli hemen her evde sevilerek tüketilir.

Kıymalı börekler, hellim böreği, nor böreği, kıymalı börek, kabak böreği, mantar böreği gibi pek çok börek türünü tatmak mümkündür. Zeytinli hellimli bidda, Kıbrıslı Rumların paskalyada Türklerin bayram ve özel günlerde pişirdiği özel çörek pilavuna Kıbrıs’ın nefis hamur işlerinden bazılarıdır.
 

Av Yemekleri
Avcılık Kıbrıs kültüründe önemli bir yer tutar. Adada önemli bir kayıtlı avcı nüfusu mevcuttur. Av eti de bu nedenle Kıbrıs’ın sevilen yemeklerinden birini teşkil eder. Yabani tavşan etinin didiklenerek mayalı hamurla karıldığı ve daha sonra hamurlu – etli topların lokma tatlısı gibi yağda kızartıldığı lalangı, Kıbrıs’ta geleneksel bir lezzettir.
 

Tatlılar
 Anavatanda yapılan türlerine benzer şekilde, ipe dizilen bademlerin üzüm suyu ile yapılmış özel bir tatlı içine batırılıp asılarak kurutulmasıyla yapılan tatlı sucuk, Kıbrıs’ın en güzel tatlarından biridir.

En önemli tatlılardan biri macundur. Reçele benzer bir çeşit meyve şekerlemesi olan macunlar, ham ceviz, karpuz, ayva, hurma, incir, kabak, turunç gibi pek çok farklı türde yapılır. En makbul olan cevizdir. Macunların ikramı da özeldir. Küçük kaplarda,küçük çatallarla yapılır. Kahvenin yanında da ikram edilebilir.

Kadayıf, samsı, şammali, simit helvası, golifa, baklava, katmer tatlıya düşkünlerin Kıbrıs’ta tatmaktan zevk alacağı nefis tatlılardan birkaçını oluşturur.
 

İçecekler
Kıbrıs’ta evlerde, sıcak yaz günlerinin soğuk ikramı şerbetler yapılır. Türk kahvesi de vazgeçilmez ikramlardan biridir. Çağla bademden yapılan ve bir acı badem suyu olan sumada, üzümden yapılan alkollü bir içecek olan zivaniya Kıbrıs’ta tüketilen içeceklerden...

Yüzyıllardır üretimi yapılan Kıbrıs şarabı büyük bir şöhrete sahiptir.
 

Kuzey Kıbrıs ve Zengin Doğal Yaşam

Akdeniz’in en büyük adalarından biri olan ve Akdeniz ikliminin keyfini süren Kıbrıs, çok zengin bir doğal yaşama sahiptir. Özellikle flora ve endemik bitki türleri açısından zengin olan ada, yılın çok büyük bir bölümünde güneş alır ve bu durum doğal zenginliği besleyen ana unsurlardan biridir. Kuzey kıyı şeridinde zeytin, narenciye ağaçları ve keçiboynuzu daha çok bulunur. Lala Mustafa Paşa Camii önünde yer alan ve binanın katedral olarak inşa edildiği esnada, 1300’lerin başında dikildiği söylenen yüzlerce yıllık Cümbez Ağacı, Kalkanlı’da yüzlerce ve bazıları binlerce yıllık zeytin ağaçları gibi anıt ağaçlar da karşınıza çıkar.
 

Orkideler
Kıbrıs’ta 32 çeşit nadir yabani orkide türü bulunur. Kuzey Kıbrıs’ta bulunan yabani orkidelerden yalnızca biri endemik olarak belirlenmiştir. Özellikle Lefke’de Orkide Vadisi adı verilen bölgede onlarca farklı orkide türüne rastlamak mümkündür ve burada bir yürüme parkuru da belirlenmiştir. Mart ayında, burada bir orkide gözlem yürüyüşü düzenlenir.
 

Medoş Lalesi ve Endemik Bitkiler
Kuzey Kıbrıs’ta 21’i endemik olmak üzere 1300 farklı bitki türü bulunur. Bu türlerden en bilineni Kıbrıs Lalesi olarak da anılan Medoş Lalesi – Tulipa Cypria’dır. Mart-Nisan aylarında açan bu endemik lale türü koruma altına alınmıştır. Toplamak yasaklanmıştır. Kuzey Kıbrıs’ta Tepebaşı ve Avtepe Köyleri’nde bu güzel lale adına Mart ayında festival düzenlenir.
 

Caretta-Carettalar
adlı deniz kaplumbağalarının yumurtlama alanıdır. Gözlem yapmak için en iyi zamanlar, yumurtlama ve yumurtadan çıkış zamanları; sırasıyla Mayıs sonu-Ağustos başı ve Temmuz sonu – Eylül sonu gerçekleşir. Yumurtadan çıkan 1000 yavru kaplumbağadan sadece birinin hayatta kalma şansı bulduğu bilinmektedir. Kuzey Kıbrıs’ta kaplumbağa yumurtlama alanları koruma altında ise de her kumlu sahilin yumurtlama alanı olabileceği bilinciyle davranmak gerekir. Soyu tükenmekte olan bu güzel deniz canlılarına, yumurtaları yiyen yabani köpek ve tilkiler, sahillerde özellikle dikkatsizce şemsiye kullanan insanlar tehdit teşkil eder.
 

Kuş ve Kelebekler
Kıbrıs göçmen kuşların ana göç rotası üzerinde yer alıyor. Bu nedenle de pek çok farklı kuş türünü, özellikle ilkbahar ve sonbaharda, burada gözlemlemek mümkün olabiliyor. Kıbrıs’ta yaşamını sürdüren veya göç nedeniyle konaklama ve yumurtlama yapan kuş türü sayısı 400’e yaklaşır. Bunlar arasında gri balıkçıl, flamingo, aladoğan, pasbaş patka, şahin, yeşil düdükçün, yeşilbaş ördek, saz tavuğu, küçük akbalıkçıl  gibi pek çok tür sayılabilir. Ayrıca adada onlarca farklı kelebek türünü gözlemlemek de mümkündür.
 

Yabani Eşekler
Kıbrıs’ta Karpaz Yarımadası Milli Parkı’nda özgürce yaşayan bu güzel gözlü sempatik hayvanlar, adayı ziyarete gelenler tarafından ilgiyle izlenirler. Sayıları neredeyse 1000’i bulan yüzlerce yaban eşeği devlet koruması altındadır. Karpaz’ın kendisi kumsalları ve doğasıyla görmeye değerken küçük topluluklar halinde yaşayan eşekleri görüp izlemek de ayrı bir eğlence kaynağı olur.
 

Eğlence
Kıbrıs’ta gece hayatı oldukça renklidir. Başta Girne olmak üzere Gazimağusa ve Lefkoşa’da gece yaşamı ve klüpleri eğlence severlere hizmete hazırdır. Kıbrıs’a gelen pek çok kişi için eğlencenin ana öğesi casinolardır. Kıbrıs’ı ziyaret eden hemen herkes, bazen meraktan, bazen daha önce aldıkları casino havasını tekrar solumak için casinoların yolunu tutar. Casinolara giriş yaş sınırına tabiidir. 24 yaşından küçükler içeri alınmazlar.
 
Festival zamanları, eğlencenin yoğun olduğu, etrafı neşe saran zamanlardır.
 

Güzelyurt Portakal Festivali
Her yıl haziran sonu, Kuzey Kıbrıs’ın kuzeybatısında bir kasaba olan Güzelyurt’ta gerçekleştirilen  Portakal Festivali ülkedeki en büyük organizasyonlardan biridir. Konserler, sokak gösterileri, turnuvalar, tonlarca portakal ve portakal suyu ikramı ile kutlanır.
 

Uluslararası Mağusa Kültür ve Sanat Festivali
1995 yılından bu yana temmuz, ağustos aylarında, Gazimağusa’da düzenlenen ve ülkedeki en kapsamlı etkinliktir. Binlerce kişi tarafından izlenen etkinliklerde dünya çapında isimler de sahne alır. Salamis Antik Tiyatrosu konserleri festivalin en dikkat çekici etkinliklerini oluşturur

Mehmetçik Üzüm Festivali
Karpaz yarımadası, Mehmetçik kasabasında, her yıl Ağustos ayında düzenlenen festivalde yörede yetişen üzümün tanıtılması amaçlanmıştır. Dolayısıyla sadece bir festival olmakla kalmaz; toplumsal kalkınmada bu yöresel ürünün, üzümün önemine de dikkat çeker.

Üzüm Kral ve Kraliçesinin seçildiği festival, folklor dansları, etkinlikler ve konserlerle kutlanır. 1960 yılında Galatya Panayırı olarak başlayan festival o tarihten bu yana ama artık Mehmetçik Üzüm Festivali adıyla sürmektedir.