444 9 777|Şubelerimiz
Hollanda
Hollanda

Hollanda bir su ülkesidir. Topraklarının çok önemli bir kısmı sürekli olarak su altında kalma tehlikesi yaşadığı için, en büyük mücadelelerinden biri suyla olmuştur. Ülkenin simgelerinden biri olan yeldeğirmenleri adeta bu mücadelenin yılmaz savaşçıları gibi görünür insana. Hollanda en büyük zaferlerini de suya borçludur. Gelişmiş denizcilik ağı ve denizcilik yoluyla yaptığı ticaret, onu dünya ekonomisinin liderlerinden biri haline getirir.

Kuzey Denizi kıyıları, büyük limanlar, büyük nehirler, göl ve göletler, kanallar ve küçük su yolları, deltaları ile Hollanda, suyun getirdiği bereketten sonuna kadar yararlanmasını bilmiş; ülke verimli bir tarım ülkesi ve bir çiçek diyarı haline gelmiştir.

Yeşil, bakımlı, tarihi dokusunu ve estetik değerlerini korumuş, kültür ve sanata önem veren bir ülke olan Hollanda'da gezip görmeye değecek pek çok yer var!
 
Kaynak : Shutterstock

Amsterdam

Amsterdam, Hollanda’nın başkenti ve dünyanın en güzel şehirlerinden biri... Bu kente gelip de sevmemek neredeyse imkansız...

Yüzlerce kilometrelik bir kanal ağı üzerinde kurulu olan kent, onlarca ada üzerinde bin beş yüz civarında köprü ile birbirine bağlanır. Kanallar boyunca yapılacak bir gezide, ister yaya ister tekneyle olsun gördükleriniz; Amsterdam’ın kendine özgü mimarisi, tarihi binaları, yeşil alanları ve her köşede karşınıza çıkan görmeye değer yeni yerler, sizi mutlu etmeye, iyi ki gelmişim demeye yeter!

Geçmişi 10.yy’a dek uzanan Amsterdam, Amstel Nehri üzerinde bir baraj civarında kurulur ve adını buradan alır. Kuzey Denizi Kanalı ile açık denize açılan kent, bir liman ve denizcilik kenti olarak büyük bir gelişme gösterir. Hollanda’nın bir zenginlik patlaması yaşadığı 17.yy’da dünyanın en önemli limanlarından biri, bir ticaret ve finans merkezi haline gelmiştir. Bugün de dünya ticareti açısından önemli bir merkez olmayı sürdürüyor.

İşte Amsterdam’ın bazı şifreleri : Bir çiçek şehri, bisikletin başkenti, Rijk ve Van Gogh Müzeleri, Dam Meydanı, Kraliyet Sarayı, Heineken, dört yüz yıllık elmas şehri, renk ışık ve hareket, Kalverstraat, Kırmızı Fener, Hortus Botanicus, Vondelpark ... Amsterdam gezisinin her noktasında bu şifrelerden birini çözeceksiniz ama hepsi bu kadar değil. Tek yapmanız gereken adım adım şehri keşfetmek...

Amsterdam özgür düşünceye, açık iletişime ve ilerlemeye inanan bir kent olarak hem tarihsel ve doğal dokusunu korumayı başarmış; hem de sahip olduğu önemi sürdürmeyi...
 

Daha fazla...

Kaynak : Shutterstock

Lahey

Hollanda’nın başkenti Amsterdam olmasına rağmen, yönetim merkezi Lahey’dir. Parlamento ve hükümet, yabancı elçilikler, Lahey Adalet Divanı gibi uluslararası kurumlar ve Kraliyet Ailesi ikametgâhları Lahey’dedir.

Hollanda’yı işgal eden ve başkenti Lahey’den Amsterdam’a taşıyan Napolyon’un 1800’lerin başında Hollanda’da bıraktığı bir izdir bu. Napolyon devrilmiş, ülke yeniden Hollanda halkının kontrolüne geçmiş, yönetim yine Lahey’e dönmüş ama Amsterdam başkent olarak kalmaya devam etmiştir.

Bir yönetim merkezi olduğu gibi, Hollanda resim sanatının dev ustalarına ait şaheserlerin sergilendiği bir yer olma özelliğine de sahip, Lahey. Vermeer’in ünlü İnci Küpeli Kız’ı, Mauritshuis Müzesi’nde, 17.yy Hollanda’sından size hala ilk günkü gibi bakıyor. Bir zamanlar Kraliyet Ailesi’ne ikametgah olan Lange Voorhaut Sarayı, artık Escher in Het Palesis Müzesi adıyla insanı şaşkınlığına uğratan Escher grafik eserlerini sergiliyor. Mondrian’ın eserlerini  görmek için Gemeentemuseum sizi bekliyor. Müzeleri gezmişken, ilginç bir sergileme yöntemiyle 19. yy Schveningen’ini bir terastan izlercesine görmek isteyenler, Panaroma Mesdag’ı görmeyi ihmal etmemeli!

Lahey, Kuzey Denizi kıyısında kilometrelerce uzanan sahiliyle iki kıyı kasabasına sahip. Bunlardan ilki, milyonların uğrak noktası, popüler ziyaretçi noktası, Scheveningen. Diğeri ise daha sakin ama aynı güzellikteki Kijkduin... Güzel yemek, plajlar, deniz aktiviteleri, eğlence, her türlü su sporu ve aktivite bu kıyı kasabalarında!
 

Daha fazla...

Kaynak : Shutterstock

Maastricht

Hollanda haritasına bakıldığında en güneyde, Avrupa içine sokulmuş gibi görünen Hollanda topraklarında, Belçika sınırı yakınlarında bir kent yer alır; Maastricht'dir bu kent. Maas Nehri üzerinde kurulmuş sakin ve güzel bir kenttir.

Maastricht kelime olarak hiç yabancı değildir bize. Avrupa Birliği'nden bahsedildiğinde “Maastricht Kriterleri” duymaya alışkın olduğumuz bir şeydir. 1992'de Maastricht'de, Avrupa Ekonomik Topluluğu'nun Avrupa Birliği haline gelmesi yolunda ekonomik ve parasal birliğe ilişkin bir anlaşma imzalanmış, 1993'te yürürlüğe girmiştir. Birliğe girecek yeni üyeler de, bu anlaşmanın maddelerine uygun bir parasal yapıya sahip olmak zorundadır. 

Maastricht'i gezerken Saint Servatius Bazilikası'nın yer aldığı, ağaçlarla çevrili, güzel ve tarihi meydan Het Vrijthof'tan başlanabilir. Güzel kafe ve restoranlara da ulaşmanın kolay olduğu bu meydanda biraz soluklanırken Hollanda'da pek meşhur olan Limburgsee Vlaai pastasından bir dilim mutlaka tatmalı!

Şehrin iki yakasını birleştiren Saint Servaaburg Köprüsü, masalsı bir görünüm oluşturuyor. Su demişken, Hollanda'nın en eski su değirmeni de bu şehirde, şehir merkezine yakın bir noktada bulunuyor.

Tekne turu yapmak, müze gezileri, Saint Peter Kalesini ziyaret etmek, Saint Peter dağı altına 16. ve 19. yy'lar arasında kazılmış, 80 kilometrelik yeraltı tünel sistemini gezmek, şehrin biraz dışına çıkıp şarap bağlarını görmek mümkün!
 

Daha fazla...

Kaynak : Shutterstock

Rotterdam

Hollanda'nın ikinci büyük şehri, bir metropol ve çok hareketli bir liman kenti, Rotterdam. Liman işlevini yüzyıllardır sürdüren kent; ülkenin, hatta Avrupa'nın, en eski ve en büyük limanlarından biri... Rotterdam, bir kanal yoluyla Kuzey Denizi'ne, açık denize bağlanıyor. Liman boyunca yapılacak bir Spido tekne turu, kentin ruhunu yakalamanıza yardımcı oluyor.

Bu eski liman, aynı zamanda gökdelenlerin boy gösterdiği modern bir metropol. Mimari olarak yeniliğe açık bir kent ve bu yeni bir özellik değil. Bunun en açık kanıtı, 1920 gibi çok erken bir tarihte, bir kahve-çay-tütün fabrikası olarak yapılan Van Nellefabriek Ticaret Merkezi'nin, öncü tasarımı nedeniyle UNESCO Dünya Mirası listesine dahil edilmesi. Piet Blom tarafından tasarlanan ünlü Küp Evler, renkli tasarımı ile ışığa göre alev almış gibi bir izlenim veren Calypso Binası, şehri çok yukardan izleyebileceğiniz 185 metrelik Euromast, taze meyve-sebze-çiçek arayınca soluğu alacağınız devasa kapalı pazar Markthal ve dahası, bu zenginliğin farklı birer öğesi...

Rotterdam renkli ve hareketli gece yaşamı, parlak tarihi ve kültürel mirası, alışveriş mekanları ile Hollanda'nın dünü ve yarınını bir arada gözler önüne seriyor.
 

Daha fazla...

Kaynak : Shutterstock Hollanda Bayrağı
Kaynak : Shutterstock Wadden Adalarından Texel
Kaynak : Shutterstock Zeeland'de Su Basmasına Karşı Bariyerler

Coğrafi ve Siyasi Bilgi

Hollanda, Kuzeybatı Avrupa’da yer alır. Doğusunda Almanya ve güneyinde Belçika ile kara sınırı bulunurken, topraklarının kalanı Kuzey Denizi ile sınırlanır. Karayip Denizi’nde bulunan, Bonaire, Sint Eustatius ve Saba adaları, yönetim olarak Avrupa Hollanda’sına bağlı deniz aşırı topraklardır. Hollanda Antilleri’nde bulunan Aruba, Curaçao, St Maarten de Avrupa toprakları ile beraber Hollanda Krallığı’nı oluşturur.

Hollanda, ülkede konuşulan dil olan Flemenkçe’de Nederland olarak ifade edilir. Türkçede ülkenin tamamı için kullanılsa da Hollanda kelimesi, aslında ülkenin 12 vilayetinden biri olan Kuzey-Hollanda ve Güney Hollanda’nın toplamı demektir. Bu iki vilayet dışında ülkenin Avrupa toprakları üzerindeki diğer vilayetleri şunlardır: Flevoland, Gelderland, Kuzey Brabant, Overijssel, Drenthe, Utrecht, Groningen, Friesland, Zeeland, Limburg.
 
Kelime anlamı “alçak-ülkeler” olan Nederland’de, toprakların önemli bir kısmı deniz seviyesinin altında kaldığı için ülke daimi olarak su basması tehlikesi altındadır ve bu durumu önlemek için tarih boyunca su tahliye sistemleri geliştirilmiştir. Aynı zamanda coğrafi olarak engebesiz, düz bir ülkedir. Ülkenin verimli topraklarında dünya ölçülerinde tarım gerçekleştirilir. Hollanda’daki en önemli ırmaklar Ren, Meuse ve Scheldt birlikte, Avrupa’daki en büyük akarsu deltasını oluşturur. Ren, Hollanda topraklarına girdikten sonra Waal, Nederrijin ve Ijssel adında üç büyük kola ayrılır. Hollanda ve Danimarka kıyılarının önünde yer alan ve bir biri ardına dizilmiş adalar zinciri olan Wadden Adaları, Unesco dünya mirası listesinde yer alan olağanüstü bir doğal oluşumdur.

Hollanda Parlamenter bir Anayasal Monarji ile yönetilir. Kral (veya Kraliçe) devletin başında yer alsa da kararlar parlamentoya aittir. Hükümetin ve bakanlar Kurulu’nun başında Başbakan bulunur. Ülkenin başkenti Amsterdam ama yönetim merkezi Lahey’dir. Uluslararası Adalet Divanı ve Uluslararası Ceza Mahkemesi de Lahey kentinde bulunmaktadır.

Hollanda, bir NATO, Avrupa Birliği, Schengen Bölgesi ülkesidir ve Belçika ve Lüksemburg’la beraber Benelüx ülkelerini oluşturur.
 

Kaynak : Shutterstock Tarihi De Haar Şatosu - Utrecht
Kaynak : Shutterstock Doğu Hindistan Kumpanyası Gemisi Replikası
Kaynak : Shutterstock Amsterdam Anne Frank Anıtı

Tarihi Bilgi

Hollanda toprakları yüzyıllar boyu pek çok saldırı ve işgale uğramıştır. Bölgeye akın edenlerin başında MÖ. 59’da Roma İmparatoru Julius Ceaser gelir. Hakimiyetini kabul ettiren İmparatorluk zayıflarken, bölge bir Alman kabilesi olan Frankların etki alanına girer. Franklar Hollanda’da yaşayan halkları kimi zaman zorlayarak hristiyanlıkla tanıştırmıştır.

Ülke milattan sonra ilk bin yılı tamamlarken Viking akınları ile baş etmeye uğraşmaktadır. Zaman içinde yöredeki şehir devletleri güç kazanmaya başlar ama 1419’da Burgundy Dükü’nün otoritesine boyun eğmek zorunda kalırlar. Bugünkü Hollanda ve Belçika Burgundy Dükü’nün otoritesi altında 1433’de birleşir. 15. yy ticaret ve gemi yapımının yükselişine, 16.yy dinde katoliklik dışında akımların yayılmasına sahne olur. Bu esnada ülke Habsburg egemenliği altındadır. Katolik mezhebine bağlı İspanya Kralı II. Philip dinsel farklılıklara tölerans göstermez ve protestanların üzerine yürüyerek katledilmelerine neden olur. Böylece seksen yıl sürecek bağımsızlık savaşı başlar.

Savaş sırasında protestanlığı daha fazla benimseyen Kuzey ülkeleri Utrecht Birliği’ni kurarak bugünkü Hollanda’nın temellerini atarken, İspanya ile uzlaşmaya daha yakın olan güney bölüm, ayrışarak zaman içinde bugünkü Belçika’ya dönüşür.
17. yy Hollanda’da Altın Çağ olarak nitelendirilir. Denizcilik, gemi yapımı, finans, ticaret gibi alanlarda gün be gün ustalık kazanan, dinde özgürleşmenin yarattığı ortamdan beslenen Hollanda, kolonileşme tarihinde çok önemli bir yeri olan Doğu Hindistan Kumpanyası’nı 1600’lerin başında kurar. Dünya denizlerinde hakimiyet ve koloni kurma çabalarında İngiltere’nin rekabeti ile karşı karşıya gelir. Öyle ki Amerika’da kurdukları New Amsterdam (Yeni Amsterdam) kentini bir süre sonra İngilizlere teslim etmek zorunda kalır. İngilizler kentin adını derhal New York olarak değiştirir. 1600’lerin sonlarında, denizde karşı konulması zor rekabete, Fransız saldırganlığı da eklenmiştir.

Orange Hanedanı’nın Hollanda üzerinde egemenlik iddiası 1750’de başlar ve ülkenin yaşadığı iç savaşlar, Napolyon egemenliği ve onun, kardeşini kukla kral ataması ile neredeyse son bulur. Napolyon’un düşüşü Hollanda’da monarşinin kurulmasıyla sonuçlanır. Bugünkü Hollanda ve Brüksel, ilk Hollanda Kralı olarak taç giyen Orange Prensi Willem VI idaresinde Hollanda Krallığı’nın bir parçası olursa da 1830’da birbirinden çok farklı kuzey ve güney bölgeleri nihayet ayrılır ve ayrıca bir Belçika Krallığı tesis edilir.

Hollanda liberal bir yönetim anlayışı ile yaşamına devam eder. Birinci Dünya Savaşı’nda tarafsız ve savaşın dışında kalan Hollanda, II. Dünya Savaşı esnasında Alman işgaline uğramaktan kurtulamaz. Pek çok Hollandalı Naziler için çalışmak zorunda bırakılır. 44-45 Kışında onbinlerce kişi açlıktan hayatını kaybeder. Hollanda, Mayıs 1945’te savaşın pençesinden müttefiklerce kurtarılır.

Hollanda, tarihi boyunca defalarca sellere maruz kalmış ve bu nedenle çok sayıda insan hayatını kaybetmiştir.
 

Kaynak : Shutterstock Amsterdam Rembrandt Heykeli
Kaynak : Shutterstock Rijksmuseum
Kaynak : Shutterstock Rotterdam Küp Evler
Kaynak : Shutterstock Leeuwarden

Kültür/Sanat/Mimari

Altın Çağ adı verilen 17. yy gibi erken bir dönemde, ticaret ve denizcilikte son derece ileri giden Hollanda Halkı için bu faaliyetlerin getirdiği maddi zenginleşmenin bir sonucu da sanat ve bilimde yaşanan patlama olmuştur. Dünyaca ünlü Rembrandt van Rijn, en ünlü portre ressamlarından biri olan Frans Hals, İnci Küpeli Kız eserinin sahibi Johannes Vermeer, Pieter Bruegel, Jacob Van Ruysdael, Jan Steen, Ferdinand Bol bu dönemin en önemli Hollandalı ressamlarından birkaçıdır.

Hollandalı ressamlar arasında en bilineni, Empresyonizmin büyük ismi Vincent van Gogh’dur. Bir 19. yy ressamı olan ve yaşamına trajik bir şekilde son veren Van Gogh’un tablolarına bugün paha biçilemiyor.

Hollanda De Stijl (Stil) akımının doğduğu yerdir. Adını kurucusu Theo van Doesburg’un 1917’de çıkardığı bir dergiden alan bu akım, 20 ve 30’larda ilgi çekmeye devam eder. Akımın en önemli destekçilerden biri olan ve Hollanda resminin büyük isimlerinden Piet Mondrian’ın yarattığı stile Neoplastizm adı verilir. Hollanda resminin bir diğer önemli ismi de 20. yy’ın en önemli grafik sanatçılarından biri olan ve yarattığı imkansız imajlarla matematikçileri dahi şaşkına uğratmış olan Escher’dir. 

Günümüz Hollanda’sında dans ve özel olarak bale, tiyatro ve opera, müzik büyük önem görür ve yıl boyu çok başarılı performanslar sergilenir. Hollanda Dans Tiyatrosu ve Ulusal Balesi dünya çapında tanınır. Hollanda Dans Festivali ve Amsterdam Dans Festivali gibi çok ilgi gören festivaller düzenli olarak gerçekleştirilir. Onlarca açık hava tiyatrosunda, iki bahar arası yaz aylarında pek çok performans sergilenir. Bu açık hava tiyatrolarından en bilineni Vondelpark Açık Hava Tiyatrosu’dur ve bütün yaz boyunca burada ücretsiz olarak pek çok dans, müzik, tiyatro gösterisi izlemek mümkündür.

Hollanda sinema endüstrisi çok yakından bilinmese de, ülke uluslararası festivallere ev sahipliği yapar. Amsterdam’da bulunan Pathé Tuschinski gibi etkileyici sinema salonlarına sahiptir. Yine Amsterdam’da EYE müzesi, sinema ve sanata adanmış, ilgi çekici bir müzedir.

Kanallar boyunca sıralanmış, üçgen çatılı, dar, masalsı Hollanda yapıları bu ülke için akla ilk gelen manzaralardan biri. Hollanda mimarisi, klasik mimarinin yanı sıra dünyanın en yaratıcı ve değişik mimari ürünlerini de ortaya çıkarmış. Nijmegen Sint Nikolaaskapel, Maastricht Sint Janskerk, Haarlem Grote Kerk, Amsterdam Kraliyet Sarayı Koninklijk Paleis, Amsterdam Rijksmuseum gibi çok sayıda dönemi yansıtan mimari şaheseri görmek ne denli hayranlık uyandırıcıysa; Amsterdam EYE museum, Rotterdam Küp Evleri, Groningen Müzesi, Eindhoven BLOB gibi modern mimari örneklerini görmek de o kadar ilgi çekici, hayal gücünü zorlayıcı…

Dünyanın en bilinen ve gizemli casus öykülerinden birinin kahramanı Mata Hari ve düşüncenin sınırlarını zorlayan Escher’in doğum yeri olan; zengin tarihi birikimiyle güzel Hollanda kenti Leeuwarden, 2018 Dünya Kültür Başkenti ilan edilmiştir.
 

Spor

Hollanda halkının büyük bir çoğunluğu düzenli bir şekilde spor yapar ve ülkenin gelişmiş spor olanaklarının keyfini sürer. Ülkede en popüler spor, futboldur. Kraliyet Ailesinin aile ismi Orange, Hollanda milli takımına rengini vermiştir ve başarılı Hollandalı futbolcuları portakal rengi formalarıyla yeşil sahalarda izlemek alışılmış bir görüntüdür. Voleybol, hentbol ve erkeklerle kadınların takım olarak birlikte oynadığı, basketbol-hentbol benzeri korfbol sevilen diğer takım sporlarıdır. Bireysel sporlar denince, şüphesiz akla sürat pateni gelir. Olimpiyat oyunlarında sürat pateni dalında Hollandalı sporcuların çok başarılı olduğu görülür. Yüzme de çok yaygın bir spordur ve yüzmede en bilinen isim Olimpiyat şampiyonu Inge de Bruijn’dir. Hollanda türlü ekstrem sporun yapılmasına imkan tanır. Uçaktan serbest atlayış yapmak yerine Rosendaal kapalı atlayış merkezinde benzer hisleri yaşamak mümkündür, örneğin. 
 

Futbol
Hollanda’da en sevilen spor türü olan futbolun efsanevi ismi Johan Cruyff’dur şüphesi. 2016’da hayatını kaybeden futbolcu, pek çok  futbolsever tarafından hala takdirle hatırlanır. Gullitt, Denis Bergkamp, Marco van Basten, Wilkes, Van Persie, Rijkaard gibi isimler de yakından tanınır. Ajax, Feyenoord ve PSV Eindhoven da önemli futbol takımlarıdır.
 

Sürat Pateni
Hollanda’da buz üzerinde patenin geçmişi yüzyıllara dayanır. Bugün suni pistlerde yapılsa da Hollanda’nın kışları yıllar boyu, donmuş kanallar, göl ve göletler, dereler üzerinde kayan patenciler ile şenlenmiştir. Yani paten Hollandalının kanında var demek mümkündür.

Buz pateni geçmişte bir çeşit ulaşım metodu olarak da kullanılmıştır. Hollandalı patenciler, buz yeterince kalınlaştığı taktirde Friesland’de on bir şehri kapsayan, 200 km. lik bir yarışa katılma şansına sahip olurlar. Dünyanın bu en uzun buz yarışı, 1890’dan bu yana sadece on beş kez yapılabilmiştir. En son tur, 1997 yılının sert kışında gerçekleşir.
 

Bisiklet

Hollandalının günlük yaşamında önemli bir yer tutan bisiklet, yoğun olarak ulaşım amaçlı kullanılır. Hemen her yere, her türlü kıyafetle, özel koltuklarında çocuklarını da taşıyarak bisikletle yol alan Hollandalılar çok rastlanan bir görüntüdür. Bisiklet yolları üzerinden geçerken kurallara uyulmalıdır. Hızlı ve yoğun bisiklet trafiğinde yaya olarak tehlike yaratmanın mümkün olduğuna dair bilinçli olmak gerekir.

Hayatın içinde bu denli yer alan bisiklet, spor olarak da Hollanda halkının en başarılı olduğu alanlarından biridir. Leontien van Moorsel, ülkenin efsanevi bisiklet sporcusudur. Olimpiyat altın madalyalarına sahiptir.

Bisiklet, aynı zamanda, bu güzel ülkeyi keşfetmenin de aracıdır. Görmeye değer pek çok bisiklet rotasını, ülkeyi yakından tanımak isteyenlere önerilir. Hollanda’nın doyumsuz deniz ve göl manzaraları, kanallar, çayırlar, lale tarlaları arasında, özgürce ve açık havada pedal çevirmek; değişiklik, spor, sağlık ve mutluluk arayanlar için ideal.
 


Su Sporları
Kumsallar, göl ve göletler, kanallar, büyük nehirleriyle tam anlamıyla bir su, deniz ve denizcilik ülkesi olan Hollanda’da su sporları doğal olarak çok önemli bir yer tutar. Yelken sporu çok sevilir ve neredeyse ülkenin her köşesinde kendine yer bulur. Birbirine su yollarıyla bağlanan gölleriyle Friesel Bölgesi, su sporları için eşsiz bir ortam sunar. Flevoland ve Loosdrechtse Plassen de yelken sporu için çok güzel doğal alanlardır.
 
Sneek Haftası, Avrupa’da en önemli yelken olaylarından biridir. Sneek kentinde, iç su yolları üzerinde yapılan önemli bir aktivitedir. Ağustos ayı başlarında ve tam bir festival havasında gerçekleştirilir.
 
Her yıl gerçekleştirilen Kuzey Denizi Regatta’sı ise binlerce deniz tutkununu bir araya getirir. Hollanda’nın Scheveningen Limanı’ndan İngiltere’nin Harwich limanına gidiş ve dönüş yarışları ile Hollanda kıyılarında kıyı yarışları yapılır. Bu renkli olaya katılmayı düşünmek için mutlaka denizci olmanız gerekmez. Sadece orada bulunmak, havasını koklamak bile çok eğlenceli ve ufuk açıcı.
 
 

Kaynak : Shutterstock Kibbeling Kaynak : Shutterstock Jenever
Mutfak
Hollanda’da yiyecek bol, taze, kaliteli ve sağlıklı... Bir su ülkesi olan ve topraklarının suyla daimi savaşına rağmen verimli tarımı ile bilinen Hollanda’da süt ve deniz ürünleri, mutfak kültürünün önemli bölümlerinden... Hollanda’da et ve patates de tipik bir öğünün sık görülen öğeleridir. Morina balığından, kızartılarak yapılan kibbeling ve kızartılmış mezgit fleto olan lekkebek Hollanda’ya özgü fast food çeşitleridir. Yerlilerce çok sevilen haring, kafası kesilerek soğan ve turşu ile servis edilen ve çiğ tüketilen ringa balığıdır.
 Drop denen tatlı ve hafif tuzlu, ilginç bir tada sahip olan meyan kökünden yapılma Hollanda şekeri, çok sevilir ve tüketilir. Stroopwafel denilen şurup waffle da Hollanda’nın sevilen tatlarındandır.
 
Limburg’da kuşkonmaz, ki mevsimi baharda başlar ve sadece iki ay sürer, Texel Adası’nda doğal ortamlarında özgürce yetişmiş lezzetli koyun eti ; Zeeland’da midye, istiridye, istakoz gibi kabuklu deniz ürünleri, Kuzey Brabant’da havyar, Scheveningen ve Stellendam’da balık restoranları pek ünlüdür. Hollanda’da sıcak içecek olarak kahve çok tercih edilir. Bira da çok sevilen bir soğuk içecektir. Hollanda’nın ünlü Heineken birasının ünü ülke sınırlarını kat kat aşmıştır. Bir başka alkollü içecek olan Jenever, bir çeşit sert likördür ve popülaritesi azalsa da hala çok sevilir. Roma hakimiyetinden bu yana ülkede şarap bağcılığı ve üretimi yapılır.
 

Kaynak : Shutterstock Peynir Pazarı'nda Guda Peyniri
Peynir
Hollanda’da çok sevilen, üretilen ve tüketilen bir süt ürünüdür, peynir. Gouda,  Bodegraven-Reeuwijk, Woerden ve Krimpenerwaard bölgeleri, birlikte Peynir Vadisi olarak anılır. Bölgeyi ziyaret etmek; peynir müzeleri, peynir temalı özel günleri ve tarihi peynir pazarları ile hem lezzetli, hem ilginç bir yol katetmek anlamına gelir. Gouda peyniri dünya çapında ün kazanmıştır ve Hollanda’da tüketilen peynirin de çok önemli bir bölümünü Gouda oluşturur. Gouda dışında Edam ve Leiden peyniri de sevilen peynir türleridir. Marketlerde çok daha az bilinen özel peynir türlerini bulmak da mümkündür.
 

Kaynak : Shutterstock Keukenhof Bahçeleri
Kaynak : Shutterstock Amsterdam Çiçek Pazarı

Lale

Hollanda’nın en renkli özelliği, dünyanın bir numaralı lale üreticisi olmasıdır. Bu olağanüstü güzel çiçeğin hikayesi de kendisi gibi renklidir. 1550 yılı civarında Osmanlı İmparatorluğu’ndan Viyana’ya dönen Habsburg Elçisi Busbecq, beraberinde Osmanlı bahçelerini süsleyen lale çiçeği soğanlarından getirir. İmparatorluk botanikçisi Carolus Clusius böylece laleyle tanışır ve üzerinde çalışmaya başlar. 1590’da Leiden’de bulunan Hortus Botanicus botanik bahçesinin başına getirilen Clusius, verimli ve sulak Hollanda toprağında bu çiçeği büyük bir başarıyla yetiştirir.

Hollanda’nın Altın Çağı denilen 17.yy’da, büyük bir zenginliğe kavuşan ülkede, “Tulipmania” denilen bir lale çılgınlığı yaşanır. Lale bir zenginlik ve statü simgesidir ve yeni üretilen bir lale soğanı değerini çok çok aşan rakamlarda satılmaya başlarsa da 1637’de ani bir şekilde bu fiyat çılgınlığı sönüverir. Zaman içinde lale, Hollanda’nın simgelerinden birine dönüşmüştür.
Bugün Hollanda’da göz alabildiğine, her biri bir renk şeridi gibi sıra sıra uzanan lale tarlaları, görülebilecek en iç açıcı manzaralardan birini oluşturur.

Hollanda’nın zengin lale dünyasını görmek isteyenler, Nisan’ın ikinci yarısından başlayarak bahar aylarında, Amsterdam’dan ulaşımı pek de zor olmayan Lisse Keukehof Bahçeleri’ni ziyaret edebilir. Her yıl 7 milyon lale soğanı dikilen bu parkta, bu zarif çiçek doğanın en güzel renkleriyle boy gösterir.

Hollanda’da çiçek pazarlarını gezip görmek de güzel bir deneyimdir. Amsterdam’da,  Janskerkhof ve Oudegracht’da, Leeuwarden’de kurulu çiçek pazarları ziyaretçilerle dolup taşar.
Aalsmer’de çiçek açık arttırması, Noordoostpolder’de Lale Festivali, çiçek resmi geçitleri gibi pek çok aktivite, çiçek kültürü ve ticaretini daha yakından tanımanıza ve bambaşka bir dünyayı keşfetmenize olanak sağlar.
 

Eğlence

Hollanda’da pek çok farklı aktivite yer bulur. Rotterdam Caz Festivali veya Groningen Müzik Festivali gibi festivaller, Maastricht Sanat ve Antika Fuarı gibi dünya çapında fuarlar, yüzlerce Hollanda müzesi’nin türlü etkinliklere kapılarını açtığı Ulusal Müze Haftası gibi özel haftalar, Noorwijk ile Haarlem arasında 42 kilometrelik Çiçek Resmigeçidi gibi temalı etkinlikler yıl boyu devam eder.

Hollanda aynı zamanda gece yaşamı ile ünlüdür. Gece yaşamı dendiğinde akla ilk gelen ise Amsterdam’ın ünlü De Wallen bölgesi veya çok bilinen adıyla Kırmızı Fener Mahallesi’dir. Adını 15. Yy’dan itibaren Amsterdam’a yerleşen hayat kadınlarının varlığından alan bu bölgede tarihsel olarak kapalı perdeler ardında yakılan kırmızı fener orada bir hayat kadınının bulunduğu anlamına gelir ve bu bölge zaman içinde bu isimle anılır olur. Bugün kırmızı fenerler, açık perdelerin ardında hala yakılıyor ve mahalle hala yetişkinlere özgü eğlencelerle anılıyor.

1 Ocak Yeni Yıl Dalışı
Hollanda yeni yılın ilk gününe farklı başlar. Yeni yıla ülkenin pek çok yer yerinde insanlar soğuk deniz veya göl suyuna atlayarak “merhaba” der. Özellikle Scheveningen’de onbinlerce kişiyi denize girerken izlemek eğlenceli bir manzaradır, tabi aralarından biri olmaya cesaret etmediyseniz!
 

Ulusal Lale Günü
Ocak ayı ortalarında gerçekleştirilen Ulusal Lale Günü, lale mevsiminin resmi açılışı olarak adlandırılabilir. Amsterdam’da bulunan Dam Meydanı bu özel olay için sadece insanlarla değil, aynı zamanda lalelerle dolar. Gün sonunda bedava lalelerinizi alıp evinize götürebilirsiniz.
 

Karnaval
Her yıl mart ayının ilk günlerinde, bazen Şubat sonu, Katolik nüfusun yoğun olarak yaşadığı güney Hollanda’da, Limburg ve Kuzey Brabant’da kutlanır. Sokaklar renkli kostümleri ile, dans eden, müzik yapan ve içki içen kent sakinleriyle dolar.
 

Kral Günü (Koningsdag)
Hollanda her yıl 26 Nisan akşamından Kral Günü için hazırlanır. Canlı müzik, sokak eğlenceleri, sokakları dolduran kalabalıklar, kurulan sokak pazarları ile yılın en renkli günü, Hollanda Kralı (veya Kraliçesi) onuruna kutlanır. Ülkenin hemen her yerinde kutlanan bu özel gün, Lahey’de, aynı zamanda gerçekleştirilen Life I Live canlı müzik festivali ile daha bir canlı ve eğlenceli geçer.
 

Noordoostpolder Lale Festivali
Bahar aylarında, Hollanda’nın en büyük lale tarlası alanlarına sahip bölgesi olan Flevoland, doyulmaz bir görünüme sahip olur.Nisan sonu, Mayıs başında Noordoostpolder’da düzenlenen festival bu nadide çiçeklerle tanışmak için bulunmaz bir fırsat.
 

Ulusal Değirmen Günü
Hollanda’da değirmenler tarihsel bir rol oynamış, sadece üretim için değil, toprağın sudan arındırılması için de kullanılmıştır. Hollanda denince ilk akla gelen simgelerden biri haline dönüşmüştür. Her yıl Mayıs’ın ikinci Cumartesi veya Pazarı, yüzlerce yel ve su değirmeni kapılarını meraklılarına açar.
 

Lahey Alışveriş Gecesi
Haziran sonunda, alışverişseverler için unutulmaz bir gece... Sadece mağazalarda özel indirimler, workshoplar, moda şovları, ikramlar ile sınırlı kalmaz; aynı zamanda sokak gösterileri ve canlı müzikle eğlence doludur. Geceyarısına dek açık kalan mağazalar arasında gezerken, bu eğlence ortamında bulursunuz kendinizi.
 

Dört Gün Yürüyüşü
Her yıl Nijmegen’de, onbinlerin katılımıyla, dünyanın en büyük yürüme etkinliklerinden biri düzenlenir. Dört gün boyunca 30, 40 veya 50 kilometre yürüyen katılımcılar, her yıl temmuz ayının üçüncü salısı Nijmegen’den start alır. O kadar yürüyemem diyenler, şehirde dört gün boyunca süren yemeli içmeli festivalin keyfini sürebilir.
 

Kuzey Denizi Caz Festivali
Cazseverler, her yaz temmuz civarında, Hollanda’da düzenlenen bu en büyük jaz festivali için Rotterdam’da buluşur; Caz dünyasının büyük isimlerini sahnede görme şansını kaçırmak istemezler.